Anaglyph glasses icon

ENDİŞE ETMEYİN, MUTLU OLUN.

Mutluluk Peşimizde - 1 Comments (0)

Oraya vardığımızda karakol çok hareketliydi. Arkadaşım Joe’yla ben korku içindeydik. Bu kentte epey bir heyecana neden olmuş gibiydik. Polisin öbür odada bağırdığı bütün Türkçe sözleri anlamaya çalıştım ama ne kadar uğraştıysam bunu bir türlü başaramadım. Daha iyi işitmeye çalıştım.

Bizi sorgulamak için değişik polis detektifleri gönderildi. İlk önce, hoş, dost tavırlı birisi gönderildi. Bizi o sorgulayacaktı. Bundan sonra daha kaba, iri yarı bir detektif bizi sorgulayacaktı. Daha sonra da iyi adam gelecekti. Sonra yine bir başka kaba, iri yarı detektif bize bağıracaktı. Bu bir strateji gibi görünüyordu. Bize hiç kimseye, bir avukata bile telefon etme hakkı verilmemişti.

Onlara söyleyecek bir şeyimiz yoktu. Biz casus değildik. Biz yabancı ajanlar değildik. Ben ailemle birlikte Kanada’dan gelip Türkiye’ye yerleşmiştim. Fakirlere ve sığınmacılara yiyecek ve giyecekle yardım ediyorduk. Çeşitli kitapların dağıtımını yapan bir kitap şirketim vardı ve bu kitaplar içinde en çok talep edileni de her zaman İncil’di. Detektifler, ülkeyi yıkmak için yapılan gizli bir plan ve komplonun bir parçası olduğumuzu düşünüyor gibiydiler.

Joe ve ben nezarethaneye konulduk. Saatler ilerledikçe sırayla oradaki sırada ve yerde uyuduk.

Ben fazla uyuyamadım, bu yüzden bacaklarım ağrıyana dek hücrede beş aşağı, beş yukarı volta attım.

Düşüncelerimle mücadele ediyordum: Başıma neden böyle bir şey geldi? Bana ne olacak? Üç gün oldu bile. Şimdi bir Türk hapishanesinde mahsurum. Daha kötüsü, buradan hiç çıkmayabilirim!

Pin It

» Mutluluk Peşimizde - 1 » ENDİŞE ETMEYİN, MUTLU OLUN.
On November 4, 2013
By

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

« »